Efsanevi Dizilerden / Prison Playbook

Madem efsanevi diyorsun da, niye başladıktan bu kadar süre sonra yazıyorsun derseniz, bütün suç kocamda derim size. Diziyi onunla birlikte, onun hızında izledik de ondan. Ben kaç kere “Şunu bir hız  bitireyim, ay meraktan öleceğim.”  desem de, “Sakın bensiz izleme, ille de birlikte bitirelim.” dediği için onu kırmak istemedim. E dizinin her bir bölümü de bir buçuk saat, bazen yorgun argın gelip, dizinin yarısında uyuyunca da,  bu kadar uzun sürede bitti. Ama size bu dizinin en sevdiğim üç dizi arasına girebileceğini söyleyeyim, o kadar incelikli ve güzel dokunmuş bir diziydi.

Dizinin yönetmeni Reply serisinin yönetmeni. Benim Reply serisini de çok sevdiğimi, hatta dördüncüsünü büyük bir hevesle beklediğimi de bilirsiniz. Repy 1997, Reply 1994 ve Reply 1988 ile ilgili yazılarım için linklere bakabilirsiniz. Bu diziden sonra dördüncüyü düşünüyormuş Shin Won Ho. Dizi TVN kanalında,  16 bölüm olarak gösterildi, sonra da Netflix’e eklendi. Yazarı ise yine Reply yazarlarından biri olan Jung Bo Hoon, daha çok bilinen yazar Lee Woo Jung ise bu kez yaratıcı yönetmen rolünü üstlenmiş.

Dizinin bromance kadrosunda en önemli iki başrol oyuncusu ise Park Hae Soo ve Jung Kyung Ho’ydu. Jung Kyung Ho’yu One More Happy Ending, Falling For Innocence, dizilerinde izlemiş, beğenmiştim. Park Hae Soo’yu da sözde The Legend of the Blue Sea‘de izlemişim, ama hiç anımsamıyorum. Tabii bu dizide gerçekten ne iyi oyuncu olduğunu görme şansım oldu. Kim Je Hyeok adlı ünlü ve başarılı bir beyzbol oyuncusunu canlandırdı bu dizide Park Hae Soo. Kankası gardiyan Lee Joon Ho ( Jung Kyung Ho )  ile de çocukluk arkadaşıydılar ve ikisi de beyzbol oynamıştı. Hatta geçirdikleri trafik kazasına kadar Lee Jo Ho daha iyi bir beyzbol oyuncusuymuş. İkilinin yolları bu kez hapishanede kesişmişti.

 

 

 

Aslında dizinin kadrosu çok geniş ve her bir karakterin de kendine özgü ve çok özel öyküleri var.

Kim Je Hyeok kız kardeşine tecavüz etmeye çalışan adamı engellemeye çalışırken yaralanır ve tam çok iyi bir kulübe transfer olacakken hapse düşer. İşlerin kötüye doğru gelişmesiyle de bir yıllık bir ceza alır. Dizinin bundan sonrası hapiste kah gardiyanlar,  kah mahkumların hayat öyküleriyle sürer. Ama bunlar öyle güzel ele alınmıştır ki dizi dramdan komediye kaymakla beraber, düşündürücü, duygulandırıcı, herkesi onların hayat hikayeleri içine çekici bir hal alır.

 

Beyzbolcumuzun sevgilisini Krystal oynuyor. Ben idol oyuncuları pek sevmem biliyorsunuz ama bunlar şaşırtıcı bir şekilde olmuşlardı, uyumlarına bayıldım. Öyküleri geri dönüşler biçiminde yansıtıldı çoğu kez.

Lim Hwa Young Kim Je Hyuk’un kız kardeşini oynadı. Kankası ile de duygusal bağı vardı. Ama bu dizide aşk meşk romantizmden çok bromans ve arkadaşlık ilişkileri öne çıktı.

Her bir mahkum bende derin iz bıraktı ve gardiyanlar da. Tüm mahkumlar içinde benim favorin Han Yang’tı. ( Lee Kyu Hyung )Başka mıy mıy konuşmasına sinir olduysam da sonra o yılan gibi gözlerini kısmaları,  herkesi gıcık etmek için söyledikleri, acımıyor ki acımıyor ki diye bağırmaları, yalnızlığı, ten temasını özler halleri, zeki ve eczacı olduğu halde bağımlı olmasını getiren nedenler, yüzbaşı Yoo ile atışmaları, Je Hyuk ile abi kardeş gibi olmaları, Kaist’ten yediği dsyaklar, bazen Min Chul’ü bile sinir etmesi, erkek arkadaşı ile olan ilişkisi ki bence bu çok dozunda ve romantik işlenmişti, hepsi beni çok eğlendirdi. Ama dizi sonunda senaristin seçtiği yol beni sevindirmedi onu söyleyeyim. Gerçekçi olanın bu olduğunu düşünmüş olabilir. İnsanları uyuşturucuya başlamamaları için uyarmak, ya da bağımlı aile ve sevdiklerinin onları bir an bile yalnız bırakmaması gerektiğine işaret etmiş de olabilir, ama ya bundan kurtarmak için çabalayanlara verdiği mesaj ? “Boşuna uğraşmayın bırakamazsınız.” değil mi ? Oldu mu şimdi ? Neyse ki şimdi Life’da  Lee Dong Wook’un kardeşini oynayacakmış. Ortopedi uzmanı olacakmış, yine sağlık sektöründe yani 🙂 Büyük bir heyecanla bekliyorum.

 

Habire de dayak yediydi salak:

 

 

Önce idam sonra müebbetlik , sonra da 25 yıla mahkum olan Min Chul karakteri ( Choi Moo Sung ) de bana Alcatraz kuşçusunu anımsattı. Hapiste bambaşka bir insan olabilirsiniz. Giren genç adamla çıkan asla aynı olmaz. Yanındakileri koruması, herkese kol kanat germesi, çocukların her biriyle olan ilişkisi izlemeye değerdi. Neyse ki oun sonu sevindirici oldu.

Gardiyan Paeng’in Min CHul ile ve diğer mahkumlarla olan ilişkisine koskocaman bir aferin demek gerekir. Herkese insanca yaklaşması, zaten zor durumda olan mahkumları rahatlatması ile hapishane müdürünün bile takdirini aldı. O mıy mıy hapishane müdürünün de yeri geldiğinde aslan kesildiğini bu sayede gördük, adam Gardiyan Na’ya nasıl ağzının payını verdi , bayıldım.

Kaist de peltek peltek konuşmasıyla bu dizide çok özel bir karakter oluşturmuştu. Park Ho San My Mister dizisinde de Lee Sun Kyun’un abisi rolünde çok iyi oynamıştı. Bu dizide kumarbaz, pis, dolandırıcı, sevimli bir mahkumdu.  Ama sonunda herkesin yalnızca kötü özellikleri olmadığını görüyorsunuz. Siyah ya da beyaz değil gri her şey. Kaist’in de insani yönlerini sergilediği zamanlar çok oldu.  Sigara satabilmek için yarışmalara girip durması, Je Hyuk’a güvenmesinin acısını çekmesi ve en son bilgi yarışmasında turnayı gözünden vurması beni çok güldürdü.  Je Hyuk’da akıllı mıydı, safitirikmiydi, her bölüm kafamız karıştı durdu. Bir manyak tarafı olduğu, kızınca gözünün bir şey görmediği malumumuz, ama bazen de o kadar aptal oluyordu ki gülmekten kendimizi alamadık.

 

Jung Hae in’i Pretty Nuna who buys me food ile aynı zamanda izleme şansına eriştim. Masum, disiplinli, yakışıklı, atarlı Yüzbaşı Yoo rolünde ayrı karizmatik, nunasının kuzusu rolünde ayrı çekiciydi. Han Yang ile olan tepişmeleri beni benden aldı. Son bölümde dilekçesine yanıt aldığındaki ağlaması yüreğime indirdi.

Bir insan anca bu kadar güzel güler.

 

 

Yüzbaşının gardiyan Song’u kurtarması, ondan sonra gardiyanın ona yiyecekler taşıması, her gördüğü yerde kalpler yapması pek hoştu. Kang Ki Doong’u bu aralar About Love’da da sekreter rolünde izliyorum.

Dr Ko da her hapishanede bulunması gereken mahkumlardandı. Herkes için yazdığı dilekçeler, gerçekte suçsuz yere hapis yatması ile içler acısıydı. Onu da sonunu göremedik, senariste teessüf ediyorum.

Jan Val Jean Winner üyesi  Kang Seung Yoon tarafından canlandırıldı. Busanlı olan Kang dizide de bu aksanla konuştu. Min Chul’un oğlu gibi yanında dolaştı durdu. Giderayak işstemeden de olsa Min Chul’u suçladıysa da sonra araları düzeldi.

Kim Sung Cheol ise Beobja’yı oynadı. Hapishane kuşuydu, durmadan içeri düşüyordu. Sonunda Je Hyuk onu da kanatları altına aldı.

 

 

Dizinin kötüler kontenjanı da çok genişti, ama azıcık anımsayalım.

Şu en baştak, keltoş sonra iyi tarafa geçti, ama bana pek inandırıcı gelmedi doğrusu. En başta çizdiği karakterden çok fazla uzaklaşmıştı.

 

Aşağıda bizi çete Je Hyuk’u bu adamdan korurken, gece yarısı tuvalete giderken bile kalkıp gözetliyorlardı çok komikti.

 

Burada da yine göz korkutmaca.

 

Bütün romans sahneleri bromansa ayarlanmış :

Beyzbol ile ilgili bir şeyler öğrenirim diye heveslendim ama yine de bu sporu anlayamadım, niye atıyorlar tutunca ne oluyor, ne zaman koşuyorlar, bu hep sır olarak kalacak benim için galiba 🙂

OST’da hoşuma gitti işte şurada.

Hala izlemediyseniz hemen bu akşam başlayın 🙂

 

 

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *