Askeri Okulda Bir Kız olursa / Arsenal Military Academy

Söz konusu Kore Dizileri olduğunda zaten sıkı takipte oluyorum. Ne zaman hangi dizi başlayacak, hangisi hangisinden sonra. Ama bu Tayvan, Çin ve Japon dizilerinde böyle değil. O zaman ne yapıyorum, sosyal medyadan genel trend nedir öğreniyorum. Bu aralar Arsenal Military Academy çok izleniyordu, ben de bir bakıp çıkayım dedim. Dedim demesine de, dizi de 48 bölüm, bir bakıp çıkılacak gibi değil. “Ya Allah Bismillah!” deyip başladım. Şimdi itiraf ediyorum, pek çok sahnede de ilerlettim, ama sonunda bitti.

Dizi dönem dizisi ve kendini erkek gibi gösteren kız olayını içeriyor. Kore dizilerinde de çok sık rastladığımız konu. Bu konuda daha önce şurada yazmıştım. Bu aralar bunun tersi, yani kendisini kız olarak gösteren bir erkekle ilgili, The Tale of Nokdu dizisi de oynuyor, ama taşınmak içn hazırlıklara başladığımdan her diziye saldıramıyorum. Neyse efendim bu dizide kızımız Askeri Okula girer. Ağabeyi zamanında askeri okula girdiğinde bir kazada ölmüştür ve kızımız da ağabeyini çok sevmektedir, onun misyonunu gerçekleştirmeyi dilemektedir, vatanseverdir ve ülke Japon istilası altındadır. Bu Japonların da saldırmadıkları ülke kalmamış kardeşim. Hani biz kibar, aile değerlerinden anlar, şöyle felsefe, böyle yaşantı, Japon yapmış, falan filan diyoruz da, her ülkenin tarihinde de barbarlık yatıyor, hele de bunlar. Milleti öldürüp kesmeleri yetmiyormuş gibi, kadınlarını kullanmalar, sonuna kadar her şeylerini sömürmeler, dillerini dayatmalar, yemedikleri nane kalmamış yani.

Dizide daha önce izlemediğim oyuncular oynuyordu. İzlediğim Çin dizisi bir elin parmakları kadar zaten. Tayvan dizilerini daha çok izliyorum da, iş Çin’e gelince bölüm sayısı artıyor diye o topa girmiyorum. Başrol kız Bai Lu. 94 doğumlu. Başrol erkek ile daha önce The Legends diye başka bir dizileri var. Tabii dizi bitince izlerim diye hemen atladım, bir baktım 56 bölümlük tarihi fantastik vazgeçtim.

Kızımızın kız hali de şu :

Erkek hali inandırıcı mıydı ? Herkes evet demiş, ama ben kız olduğu anında belli oluyordu diye düşündüm. Herkes dönem giysilerine de bayılmış. Giysileri ben de sevdim, özellikle trençkotları. Ama o zamanlarda buna benzer bir şeyler mi giyiyorlardı, bilemem. Bana pek modernize edilmiş gibi geldi.

Başrol erkek, öyle diyorum ama ikinci erkek ile neredeye aynıydı sahneleri. Ayrıca akademide okuyan öğrencilerin öyküleri de ön plana çıkıyordu. O yüzden başrollerden biri diyelim biz. Xu Kai 95 doğumluymuş. Kendisi sektöre modellikle başlamış.Yıldız ışığı olduğu o zamandan belliydi herhalde. Bana Dylan Wang’i anımsattı. Bu dizide o kadar popüler olmuş ki, daha şimdiden dört dizisi var oynayacağı. Hem karizmatik, hem de sevimli buldum ben kendisini. Dizide zengin bir bakan oğlunu oynuyor. Yaptığı şımarıklıklardan bıkan babası kendisini yeniden açılan akademiye kaydediyor, çocuksu oyunculukları, başta hiç de vatansever olmayan bakış açısıyla başladığı okulda olgunlaşıp, Çin direnişçilerine katılan Gu Yanzeng adlı bir genci oynuyor. Tabii bu arada oda arkadaşı olan Bai Lu , yani Xie Xiang’a da aşık olacaktır köpekler gibi.

İkinci erkek sessiz, sakin vatansever, sorumluluk duygusu olan Shen Junshan rolünde Li Chengbin’di. ( Diğer adı Toby Lee ) Başta tam bir ikinci erkek görünümündeyse de Xie Xiang’ın kız olduğunu öğrenince hemen çıkmak istemeler, sırtına ilaç sürdürmeler filan, sinirimi bozdu azıcık. Beyimiz aslında Tayvanlıymış ve diğer çocuklardan büyük, 87 doğumlu.

İkinci erkeğin işadamı olan abisi sessiz ve iyi karakteriyle pek çok izleyicinin ilgisini çekmiş. İkinci kıza aşık olan Shen Tingbai rolünü Hong Yao oynamış.

İkinci kız demişken dizide şarkıcı olan ve aslında iyi bir aileden gelen Qu Manting’i Wu Jiayi oynuyor. Ben bu kızı pek sevemedim, o yüzden onun çoğu sahnelerini de savaş ve direnişle ilgili sahneler gibi atlattım.

Akademinin en sevimli öğrencilerinden biri taşra çocuğu Huang Song’tu. Bu rolü Liu Sibo oynamış. şaşırtıcı olan bu kendisinin ilk rolü. Çok çok başarılı buldum, bundan sonra yürür gider bence.



Akademide önce en sinir bozucu öğrencilerden biri olan Li Wenzhong , ( Liu Runnan) sonradan değişimiyle kendini sevdirdi. Hele de çiçekli kızla olan romantik ilişkisini dudağımda bir gülümsemeyle izledim.

Çiçekçi kız

Akademinin diğer öğrencilerini uzun uzun yazmayayım. Bir iki fotoğraf koyayım :

İki öğretmen özellikle biri dikkat çekiciydi.



Bu üstteki ahjussi, Kore deyimiyle pek karizmatikti. Dizide barı olan direnişçi kadınla ilişkisi, ikinci kızla ilişkisi öne çıkıyordu.

Barcı hatun :

Dizinin kötü kadını Japonu da ikinci erkeğe yanıktı.

Kız ufak tefek fiziğiyle başta alay konusu olduysa da sıkı çalışmayla, arkadaşlarının ve öğretmenlerinin övgüsünü kazandı. Esas çocuğun kızın kız olduğunu öğrenmesi çok uzun sürmüyor. O yüzden o noktadan sonra dizi eğlenceli oluyor. Çocuğun kıs kıs gülmeleri filan. Bir de tabii en hoşuma giden kıskançlık sahneleri oldu. Esas çocuğun kızın ailesiyle tanıştığı ve onları yağlayıp yıkadığı sahne de eğlenceliydi. Tabii hem ikinci erkek hem başrol hep kızın yardımına koştu. Bu arada köylü çocuk da bilmeden kıza aşık oldu. Kızı erkek zannedip, ikiz kız kardeşi var diye düşünerek kıza aşık oldu.

Kızla başrol sürekli didişti. Kızla ikinci erkek sürekli birbirinin yardımına koştu. Komik sahneler çoktu, bu tarz dizilerde böyle olur zaten. Peyderpey herkes kızın kız olduğunu anladı. En sonunda her şey açığa çıktı.

Savaş, kavga sahneleri Cüneyt Arkın sahnelerinden halliceydi. Hiç bitmeyen kurşunlar, sinek gibi ölen adamlar. Tabii dizinin inandırıcılığından çok şey götürüyor. Okulun her öğrencisinin kız dahil, en az beş leşi var.

Bu orada son söz dizideki tüm öpüşme sahneleri kesilmiş. Erkek görünümlü iki askeri öğrencinin öpüşmesi infial yaratacağı için. Ama kalan romantik sahneler de yetiyor bence. İşte Secret Garden’dan esinlenen bir sahne.

Sonuç olarak çok zamanınız varsa izleyebileceğiniz bir dizi. Özellikle bu tarz dizilerden hoşlanıyorsanız. Dizi müziği tam şurada.

You may also like...

2 Responses

  1. Selen says:

    Çok güzel yazmışsın.Ben de pek Çin dizisi izleyemiyorum hem dediğin gibi bölüm sayısı Kore dizilerine göre bir hayli fazla bir de Çince benim kulaklarımı biraz tırmalıyor ama yazını çok beğendiğim için diziye bir şans vermeyi düşünüyorum:))))

    • Deli Ajumma says:

      Teşekkürler. Başta ben de Çinceyi çok sevmiyordum. Şimdi kulağım alıştı, hatta öğrensem mi diye bile düşündüm geçenlerde.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *