14 Yaşında Anne / 14 Sai No Haha / Mother at 14

En son bir hastanede 5 ay içinde 115 hamile çocuğun kayıtlara geçmesiyle ilgili haberlerin ardından bu diziyi izlemiş olmam tesadüf olmasa gerek. Bizim ülkemizde “12 yaşında evlendi 14 yaşında anne oldu, 11 yaşındaki kıza tecavüz edildi, berdel yapıldı 10 yaşındaki kız evlendirildi.” gibi haberleri okumak ne yazık ki vakayı adiyeden olmuştur. Ama bunun böyle olması bu kızçelerin çocuk olduğu gerçeğini değiştirmez.

Çoluk çocuğun bizde çocuklar erken büyüyor, olur olur, diye evlendirilmesi bir yana, anne olma olgunluğu 18 yaş üzerinde pek çok reşit sayılan kadında kızda bile olamayabiliyor. O yüzden bile isteye anne olan pek çok kadın bunalımlara giriyor, çocuğuna ve kendine zarar veriyor. Yani demem o ki, isteyerek ya da istemeyerek çocuk yaşta bir erkekle birlikte olmak ayrı tartışma konusu, bu ilişkiden olan çocuğun minnacık annesi olmak başka bir tartışma konusu.

Dizimizde 14 yaşında lise öğrencisi olan neşeli mi neşeli, Miki Ichinose tam bir özgür ruhtur. Babası, erkek kardeşi ve bir kafede part time çalışan annesiyle oturmaktadır. Okulun radyosunda görev alır. Dershaneden arkadaşı olan Kirino Satoshi ise kendisinden bir yaş büyüktür. Büyük bir şirketin başkanı olan annesi onu yalnız büyütmüştür. Onunla ilgili her şeye annesi karar vermektedir. Bu ikili önce birlikte bir köpek yavrusunu kurtarırlar, sonra gezerlerken bazı gençlerin saldırısına uğrarlar, kurtulduktan sonra bir kıvılcım, derken yangın olur çıkar ve birlikte olurlar. Aslında çok spontane ve doğal gelişen bu ilişki kızın hamile kalmasıya sonuçlanır. Bundan sonrası Miki’nin herkesin itirazına rağmen o çocuğu doğurmaya karar vermesini, ailesi, erkek arkadaşı, okul, okul arkadaşları ile olan etkileşimlerini izlediğimiz çok duyarlı bir dizi olarak devam eder.

Dizinin başrollerini Mirai Shida ve Haruma Miura paylaşıyor. Ama bu dizide ailenin kızın anne ve babası, çocuğun annesi, kızın öğretmenleri ve arkadaşları, olayı yazan sinirilleti gazeteci de çok çok öne çıkıyorlar. Ben diziye tabii ki Haruma Miura’nın izlemediğim hangi dizisi kalmıştı diye bakarken rastladım. Biliyorsunuz daha önce onun Last Cinderella dizisini yazmıştım . Çenesindeki beniyle ilginç bir tiptir. Burada 16 yaşında. Kızımız da gerçekten 14 yaşında. Yani Kore Dizilerindeki gibi 25-30 yaşındayken 14-15 yaşındaki gençleri oynamıyorlar. Hoş onlarda o tip olduktan sonra gerçekten liseli gibi görünüyorlar o da başka mesele.

Şunların şirinliğine bakın ya.

 

Kızımız bu dizide ufacık tefecikliğiyle 14 yaşından da küçük duruyor. Annesi ve babası dizide gerçekten iyi bir performans çıkardılar. Bir anne ve babanın bu durumda neler hissedebileceğini gayet iyi yansıttılar bence. Dizinin en sinir iki tipi çocuğun annesi ve olayı yazan gazeteciydi. Haruma Miura o şok olmuş, çaresiz genci gayet iyi resmetmişti.

Diziyi izledikten sonra merakımdan en küçük anne kimmiş diye araştırdım. Ne kadar doğru bilemiyorum ama kayda geçen en küçük anne 5 yıl 7 aylık bir kız 1939 doğumlu Perulu. 2.64 kg’lık Gerardo diye bir oğlu olmuş sezeryanla. Ailesi kızlarında tümör var diye düşünüp hastaneye gitmişler, 7 aylık hamile olduğunu öğrenmişler. Doktorlar kızın buluğ çağına erken girdiğini tesbit etmişler. Önce kızın babası tacizden hapse atılmış, sonra delil yetersizliğinden serbest bırakılmış.  Gerçek baba ise tespit edilememiş. Baktığım listede 6 yaşında 8 yaşında anne olan kızlar da vardı. İnsanın aklı almıyor.

Dizide herşey üzerinde düşünülebilecek olaylardan oluşuyor. Aşk vardı desen 14 -15 yaşında çocuğun aşkından ne olacak, işin dini ve moral yanını düşünsen ayrı konu. Bitirilecek okullar var, bambaşka bir hayat var önünde, tabii anne baba destek olmasa hiç olmayacak ama o da çok sancılı bir süreç.  Yalnız Miki çok şeker, çok sevilesi. Kiri’nin saflığı ( Tamam bir noktada çocuğun babası ama, ilk hareket de kızdan gelmişti)  ki arkadaşları bir dahaki sefere prezervatif kullan diye dalga da geçtiler,   sorumluluk üstlenmek istemesi, ama annesinin otoritesine karşı gelememesi, ne yapacağını bilemez halleri insanı bitiriyor. Kızın anne ve babasının olaya bakış açıları gerçekten izlenesi. Ne yazık ki sanırım Türkçe çevirisi yok. Şöyle bir baktım göremedim. İngilizce altyazılı olarak çeşitli sitelerde var.

Bir fikir edinmeniz açısından şuraya bakabilirsiniz.

You may also like...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *